Ar�iv - 2010 - 19/05/2010

'Cinsiyet K�lt�rden ve Toplumdan Kopuk Olarak De�erlendirilemez'

"Toplumsal cinsiyet kategorileri bir bask� ve d�zenleme t�r� olarak i�liyor. Bu y�zden, kim kad�n ya da kim erkek diye sordu�umuzda, bazen kendilerini farkl� kategorilerde tan�mlayan ya da tan�mlama arzusu olan insanlar� d��lam�� oluyoruz"

BirG�n Gazetesinden �nan Mutlu ile Ba�ak Turan, Judith Butler ile g�r��t�.

Kaos GL bu y�l be�incisini d�zenledi�i Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma i�in �nl� Amerikal� d���n�r Profes�r Judith Butler'� Ankara'da a��rlad�. A��rl�kl� olarak feminizm, e�cinsellik kuram�, politik felsefe ve etik alanlar�nda yapt��� �al��malarla tan�nan Butler ayr�ca Queer Teori'nin de kurucusu.

Baz�lar�m�z ise Butler'� Michael Foucault ile olan fikir ayr�l�klar�ndan hat�rlayacakt�r. Kad�nl�k ve feminist kuramla ilgili kafalardaki tabular� y�kan bir biliminsan� olarak bilinen Butler ile Ankara �niversitesi'nde verece�i konferans �ncesinde konu�ma f�rsat�m�z oldu.

Feminizmi 'erkek d��manl���' olarak g�rmenin bir hata oldu�unu s�yleyen Butler, feminizmin as�l meselesinin kad�n�n s�m�r�lmesini engellemek oldu�unu dile getiriyor. Butler, kad�nlar�n erkeklere oranla e�itsizliklere maruz kalmada daha a��k oldu�unu belirtirken mevcut e�itsizlikleri tan�mlamak i�in kullan�lan toplumsal cinsiyet kategorilerinin de bir daha g�zden ge�irilmesi gerekti�ini ifade ediyor ve ekliyor: "��nk� bu kategoriler kendi i�lerinde bir bask� ve d�zenleme t�r� olarak i�liyor. Bu y�zden, biz kim kad�n ya da kim erkek diye sordu�umuzda, bazen kendilerini farkl� kategorilerde tan�mlayan ya da tan�mlama arzusu olan insanlar� d��lam�� oluyoruz".

KATEGOR�LER, KEND� ���NDE BASKI UNSURU TA�IR

Feminizmi nas�l tan�ml�yorsunuz? Feminizm erkek kar��tl��� anlam�na m� geliyor?
Her �eyden �nce, �unu belirtmek gerekiyor ki feminizm erkek kar��tl��� anlam�na gelmiyor. Bu �ekilde tan�mlanmas� bir hata. Feminizmin birincil ve en �nemli dayanak noktas� kad�nlar�n ezilmesine ve s�m�r�lmesine kar�� olmakt�r. Feminizm bu anlamda �ok �nemli bir meseledir, ��nk� kad�nlar erkeklere g�re yoksullu�a ve e�itimsizli�e daha �ok maruz kal�yorlar. Kad�nlar�n e�itsizlikten daha �ok �ektikleri, buna daha �ok maruz kald�klar� bir d�nyada ya��yoruz ve kad�nlar siyasi ya�amda yeterince temsil edilmiyorlar. Bu y�zden feminizmin bu k�sm� h�l� ge�erli ve �ok �nemli.

Ancak ben ��yle d���n�yorum, akl�m�zdan ��karmamal�y�z ki s�r�p giden mevcut e�itsizlikleri tan�mlamak i�i kulland���m�z toplumsal cinsiyet kategorilerini de, ayn� oranda ele�tirmek zorunday�z, ��nk� bu kategoriler kendi i�lerinde bir bask� ve d�zenleme t�r� olarak i�liyor.Bu y�zden, biz kim kad�n ya da kim erkek diye sordu�umuzda, bazen kendilerini farkl� kategorilerde tan�mlayan ya da tan�mlama arzusu olan insanlar� d��lam�� oluyoruz ya da herkesi erkek ya da kad�n olarak d���nd���m�zde bu iki kategoride olmayan ya da her ikisini de kendinde bar�nd�ran insanlar� d��l�yoruz.

�o�u feminist toplumsal cinsiyet ile biyolojik cinsiyet aras�nda bir ayr�m ortaya koyuyor ve biyolojik cinsiyeti �nceden verili, a priori bir durummu� gibi kabullenerek, as�l e�itsizli�in toplumsal cinsiyet rollerinden kaynakland���n� savunuyor. Siz "Cinsiyet Belas�" kitab�n�zda bu ayr�ma kar�� ��k�yorsunuz. Neden?
Bu konu �zerine kafa yoran tek insan ben de�ilim. Tabii ki, bi�imsel ve fiziksel olarak kad�n ve erkek aras�nda �ok bariz farkl�l�klar var. Ancak bi�imden ne anlad���m�z ve bi�imi nas�l anlad���m�z zaman i�inde de�i�ikliklere u�rad�. Bilim tarihinde birincil cinsel �zellikleri nas�l anlamam�z gerekti�ine dair �ok fazla tart��ma var. Bundan dolay�, cinsiyet hakk�nda konu�tu�umuzda, cinsiyetin ne oldu�unu biliriz ve baz� varsay�mlarda bulunuruz.

Mesela onlar�n anatomileri �zerine baz� varsay�mlarda bulunuruz, anatomilerinin uygun �ekli hakk�nda varsay�mda bulunuruz, ve en sonunda bizim anatomi alg�m�z� onlar�n toplumsal fonksiyonlar�n�n ne olmas� gerekti�ine ya da beklentilerinin ne olabilece�ine ba�layan varsay�mlarda bulunuruz. Bundan �t�r�, bana �yle geliyor ki biz h�l� cinsiyeti k�lt�rden ve toplumsal yorumlan���ndan kopuk olarak de�erlendirmeye devam ediyoruz ve hatta bilim tarihi de bu durumu destekliyor ne yaz�k ki.

MUHAFAZAK�R VE SAYGILI OLUNAB�L�R

�imdi de biraz homofobi hakk�nda konu�al�m isterseniz. Kad�n ve Aileden Sorumlu Devlet Bakan� Selma Aliye Kavaf e�cinselli�in bir hastal�k oldu�unu s�ylemi�ti.
Evet, onu tan�yorum ve s�ylediklerini okudum.

Ve kendisini muhafazak�r bir insan olarak, bu �ekilde d���nmemde bir yanl��l�k yok diye savunmu�tu. A��k�a yapt��� bu homofobik a��klamay� muhafazak�rl���na ba�lam��t�. Sizce, muhafazak�rl�k homofobiyi me�ru k�lmak i�in yeterli bir ara� m�?
Hay�r tabii ki. E�itlik ilkelerine s�k� s�k�ya ba�l� muhafazak�r insanlar var. B�t�n insanlar i�in adaleti savunan ve bir �eyi yarg�lamadan �nce onun hakk�nda her �eyin bilinmesi gerekti�ini d���nen muhafazak�rlar var. Bu y�zden siz muhafazak�r, liberal ya da radikal olabilirsiniz, ama sizin bu g�r��leriniz insanlar�n cinsel tercihlerini se�me haklar�na sayg�l� olmaman�z� gerektirmez. San�r�m onun bundan haberi yok.

Burada �nemli olan soru �u, onun a��klamalar� bir bilgiye dayan�yor mu dayanm�yor mu? Di�er nokta ise, Kavaf konu�tu�unda sadece bir birey olarak m� konu�uyor yoksa h�k�metin bir bakan� olarak m� konu�uyor? H�k�metin bir bakan� olarak konu�uyorsa �ayet, h�k�metin e�cinsellik hakk�ndaki resmi g�r���n� dile getiriyor demektir. Ve bu da devletin e�cinsellere kar�� ayr�mc�l�k uygulad���n�n ve bunu yapmas�n�n da do�ru oldu�unu d���nd���n�n a��k g�stergesidir.

Homofobiyi incelemenin �ok �nemli ve ilgin� oldu�unu d���n�yorum ve K�lt�r Bakanl���'n�n okullardaki ve kamusal alandaki homofobinin ara�t�r�lmas� i�in fonlar sa�lamas� gerekiyor. �zel olarak T�rkiye'ye, daha genelde Akdeniz b�lgesine ve Amerika Birle�ik Devletleri'ndeki de�i�ik homofobi i�aretlerine bakmak ve ortakl�klar� a���a ��karmak �nemli. Belki de, insanlara sayg� duyman�z i�in, ki muhafazak�r olsan�z da insanlara sayg� duyabilirsiniz ve onlar�n haklar�n�n tan�nmas�n� savunabilirsiniz, radikal olman�za gerek yok. Cinsel y�nelimleri farkl� olan insanlara olan sayg�n�n ve g�venin art�r�lmas� demek, e�itli�in ve adaletin geni�lemesi anlam�na geliyor.

Homofobinin resmi devlet g�r��� olarak a��kland��� bir �lkede homofobi �zerine konu�mak size neler hissettiriyor?
Resmi g�r�� olarak a��klay�p a��klamad��� �ok a��k de�il. Ancak bir Birle�mi� Milletler �yesi bir �lke olarak T�rkiye, insanlar�n kendi cinsel kimliklerini belirleyebilme haklar�n� koruyan, kollayan antla�malar� uygulamak zorunda.

MARKS�ST YAPILAR �LE YEN� TOPLUMSAL HAREKETLER UZLA�TIRILMALI

Ortodoks Marksistler yeni toplumsal hareketleri Marksizmi yeniden tasarlamak ve ekonomik �z�n� g�z ard� ederek, meseleyi sadece k�lt�rel boyuta indirgemekle su�luyorlar. Siz Ortodoks Marksizmin yeni toplumsal hareketlere ele�tirilerini nas�l de�erlendiriyorsunuz?
Feminizm 19. y�zy�ldan beri s�n�f ve emek meseleleri ile u�ra��yor. Dolay�s�yla bu ele�tiriler hakl� de�il. Sosyalist Feminizm Engels'in aile �zerine s�ylediklerinden beri sol siyasetin �nemli bir par�as�. Bence burada vurgulanmas� gereken �nemli noktalardan biri �u ki, yeni toplumsal hareketler �rk��l�kla, homofobiyle ve s�regiden s�m�rgecilikle m�cadele etraf�nda �rg�tleniyorlar ve her gruptan insan�n kat�l�m�n� sa�l�yorlar. Kapitalizme kar�� �rg�tlenen gen�lik hareketleri, Marksist olman�n yerine, anar�ist bir nitelik ta��yor. Radikal bir siyasetin, kapitalist yap�lara kar�� ve tamamen kapitalizmden kaynaklanmayan bask�lara kar�� insanlar� �rg�tlenmeye iten �eylerin ne oldu�unu sorgulamas� gerekli ve bunlar�n sorgulanmas�na, analiz edilmesine ihtiyac�m�z var. G��l� Marksist yap�lar�, yeni toplumsal hareketleri, s�m�rgecilik kar��t�, homofobi ve �rk��l�k kar��t� yap�lar� birle�tirecek g��l� koalisyonlar olu�turman�n yollar�n� aramak zorunday�z. Bunlardan bir tanesini al�p di�erlerinde ay�rmak olmaz.

Evet, �ok fazla anla�mazl�klar var. Ama yine de, bence anla�mazl�k noktalar�na ra�men ya�ayan bir koalisyonun, anla�mazl�k noktalar� olan �l� bir koalisyondan fark�, ya�ayan koalisyonun bu antla�mazl�klar� s�rd�rebilecek yollar� yaratabilmesidir.

Ki�isel bir merakla soruyorum, Michael Foucault hakk�nda ne d���n�yorsunuz? Foucault'u sever misiniz?
Elbette onu severim. Foucault olmasayd� ben de olmazd�m. Bazen fikirlerine kat�l�yorum bazen de kat�lm�yorum. Fakat �unu belirtmeliyim ki Foucault benim ortaya ��kmamda �nemli bir fig�rd�r, ��nk� bana nas�l d���nmem gerekti�ini ��retmi�tir.

Peki Louis Althusser?
Althusser �ok zeki bir adam. Devlet iktidar�n� anlamak i�in Althusser'in ortaya att��� seslenme,�a��rma (interpellation) kavram� �ok �nemli bir temel olu�turuyor ve baz� durumlarda ideolojinin ki�ilere nas�l �zne olarak seslendi�ini bize anlat�yor. Polis g��lerini nereye oturtmam�z gerekti�i hakk�nda da Althusser bize ���k tutuyor. Polisin Homofobi'yi yeniden �retmesindeki ya da engellememesini onun sayesinde �ok net anlayabiliyoruz. Althusser, polis ve transseks�eller aras�ndaki ili�kiyi anlamak ve analiz etmek bak�m�ndan �nemli. Eminim T�rkiye i�in de ayn� �ey ge�erlidir. Daha sonradan farkl� bir y�ne sapm�� olsa da Althusser ve teorisinin devleti anlamak a��s�ndan �nemli oldu�una inan�yorum.

 

R�portaj�n Birinci b�l�m�
�kinci b�l�m� i�in:

'Milliyet�i Sald�rganl�kla, Kendini Savunmak Farkl� �eyler'

 

Queer Teori nedir?
Queer Theory (kimileri T�rk�ede terso kuram� diyor), 1990'lar ba��nda LGBT ve feminist �al��malar� alan�nda ortaya ��kan, cinsiyet kategorilerinin yeniden de�erlendirilip sars�ld��� ele�tirel bir teori. Metinlerin "queer" yorumlar�na dayal� bu teori, b�y�k �l��de Michel Foucault'nun Cinselli�in Tarihi'nin etkilerini ta��r. Feminizmin, cinsiyeti ki�inin �z�ne ait bir unsur kabul eden d���ncelere kar�� geli�tirdi�i m�cadelesinden ve LBGT �al��malar�n�n cinsel kimliklerdeki toplumsal yap�ya dair incelemelerinden destek al�p yararlan�r. Gey ve lezbiyen �al��malar� e�cinsel y�nelime atfedilen "do�al" ve "yapay" ayr�m�na odaklan�rken, queer theory ise hem "normal" hem de "anormal" kategorilerinde de�erlendirilecek her t�rl� cinsel aktiviteyi oda��na al�r.

 

BirG�n / �nan Mutlu & Ba�ak Turan
19 May�s 2010